Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde derse türbanla giren bir
öğrencinin sınıftan atılmasının ardından YÖK’ün İstanbul Üniversitesine
gönderdiği yazı sonrasında, üniversitelerin büyük çoğunluğuna artık türbanlı
öğrenciler de girebilmeye başladılar.
Özgürlükçü solcular olarak, uzun bir süredir üniversitelerin her anlamda özgürlük merkezleri olmaları gerektiğini,kılık kıyafeti yüzünden hiç kimsenin eğitim hakkının engellenemeyeceğini savunuyoruz. Bunu savunduğumuz için kendine sol diyen ulusalcı - kemalist çevrelerden gelen ağır eleştiri ve hakaretlere de maruz kaldık. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki artık kendini 'kurucu irade' olarak gören bu çevrenin de bu yasakları savunacak, daha doğrusu bunu açıklayabilecek argümanları tükenmiş durumda. Artık onlar da 'türbanlı öğrenciler üniversiteye girerse laiklik elden gider' palavralarının tutmadığının farkındalar.
Özgürlükçü solcular olarak, uzun bir süredir üniversitelerin her anlamda özgürlük merkezleri olmaları gerektiğini,kılık kıyafeti yüzünden hiç kimsenin eğitim hakkının engellenemeyeceğini savunuyoruz. Bunu savunduğumuz için kendine sol diyen ulusalcı - kemalist çevrelerden gelen ağır eleştiri ve hakaretlere de maruz kaldık. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki artık kendini 'kurucu irade' olarak gören bu çevrenin de bu yasakları savunacak, daha doğrusu bunu açıklayabilecek argümanları tükenmiş durumda. Artık onlar da 'türbanlı öğrenciler üniversiteye girerse laiklik elden gider' palavralarının tutmadığının farkındalar.