Bildiriler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bildiriler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2010 Perşembe

Üniversiteleri ‘SİVİL’ leştirmeyeceğiz!

YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan , üniversiteleri kolluk kuvvetleri ve sivil polislerle donatarak, özgür ve demokratik bir ortamın varlığını sağlayacakmış.

Fotoğraf: Radikal



















İl valiliklerine gönderilen yazıda, bölücü ve yıkıcı faaliyetlerin hareket alanlarının daraltılması amacıyla, stant ve bilgilendirme masalarının açılmasının zorlaştırılmasından kamera sisteminin yaygınlaştırılmasına kadar, bir dizi sözde tedbirin alınması gerektiği ifade ediliyor.

12 eylülün en önemli vesayet kurumlarından biri olan YÖK'te , zihniyet hâlâ değişmedi.

Bu haliyle, YÖK’ün varlığının inatla sürdürülmek istenmesi de ‘12 Eylül ile hesaplaşma’, ‘demokrasi’ gibi söylemleri bolca kullanan AKP zihniyetinin samimiyetsizliğini gösteriyor. Daha geçen günler de "YÖK'ü kaldırmayı düşünmüyoruz" diyen başbakanın ardından karşımıza YÖK tarafından çıkarılan böylesi bir uygulama, bizlere "YÖK artık daha neler" dedirtiyor.

Özel güvenlik görevlileri, sivil polisler, kameralar, parmak izi uygulamalarıyla öğrencileri gözetlenecek, denetlenecek nesneler olarak kurgulayan, üniversiteleri adeta karakol haline dönüştürmeye çalışan zihniyetin kabul edilebilir bir yanı yoktur. Her an soruşturulma, gözaltına alınma, fişlenme tehlikesi altındaki öğrencilerin özgürce düşünce üretmesi mümkün değildir.

AKP hükümetine, üniversitenin her tür fikre açık, hayatı soran sorgulayan, ezberleri bozan, adı üzerinde evrensel kent olduğunu, denetlenerek kontrol altında tutulduğu takdirde üniversite olmaktan çıkarılacağını hatırlatırız.

‘Güvenli olmayan üniversitede özgür düşüncenin çıkmasının olanaksızlığından’ dert yakınan YÖK’e, biz öğrencileri düşündüğü için çok teşekkür ederiz; ancak üniversitelerin özgürleştirici, demokratik alanlar haline gelmesi mücadelesini kendilerine emanet edemeyeceğiz.

Üniversitelerimizi polisler değil, biz öğrenciler sivilleştireceğiz.


EDP GENÇ
7 Ekim 2010

1 Ekim 2010 Cuma

Statükoya Geçit Vermeyeceğiz!

"12 Eylül 1980 darbesi hem neoliberalizmin uygulamaya konulması hem de siyasetin etkisizleştirilmesi bakımından başarıya ulaşmış, toplumun tüm katmanlarını siyasetsizleştirmişti. Bizler 12 Eylül darbesini canlı yaşamasak da dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren bu rejimin prangalarını ayağımızda bulduk. 28 Şubat’a, 27 Nisan’a tanıklık ettik. 12 Eylül rejiminin bizzat mağdurlarıyız ve görülecek hesabımız var.

Referandum sonuçları Türkiye toplumunun vesayet rejimiyle derdi olduğunu, değişim arzusunu açıkça göstermiş; ‘Sivil darbe’, ‘Ülke bölünüyor!’ tezlerine itibar edilmeyerek 12 Eylül ile hesaplaşmak için büyük bir halk iradesi ortaya konmuştur.

Sıra MGK, YÖK, seçim barajı gibi tüm 12 Eylül kurumlarının ortadan kaldırılmasında; yeni, sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasanın oluşturulmasındadır. Şimdi, tüm halk kesimleriyle darbe anayasasının tamamen değiştirilmesi, hayatın her yerine sinmiş olan 12 Eylül rejiminden arınmanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin 13 Eylül’den itibaren pek çok ilde yaygın biçimde 12 Eylül suçlularının yargılanması için başlattığı hukuki mücadelenin sonuca ulaştırılması için ısrarcı ve inatçı olacağız.

EDP Genç olarak okullarda, kampüslerde 12 Eylül darbecilerinin yargılanması, 12 Eylül rejimiyle hesaplaşılması ve yeni bir anayasanın oluşturulması için demokrasiden yana olan sesi büyüteceğiz. Üniversiteleri statükocu güçlerin yuvaları olmaktan çıkaracağız.

Eşitlik, özgürlük, demokrasi isteyen gençler olarak vesayetçi sistemin ve darbelerin izlerini silmek için demokrasi cephesini genişleteceğiz."


EDP GENÇ
26 Eylül 2010 - Ankara